-
Bronşiyal astım nedir?
Astımın belirtileri nelerdir?
Astımın kalıtımla ilgisi var mıdır?
Astım nöbetini başlatan nedenler nelerdir?
Allerjenler nelerdir?
Astım iyileşir mi ve tedavisi ne kadar sürer?
Astım tanısı nasıl konur?
Astım tedavisinin amaçları nelerdir ve nasıl yapılır?
Alerjenlerden korunmak için neler yapılabilir?
İlaç tedavilerinin yan etkileri olabilir mi?
Astımlı hastanın takibi
Günümüzde modernleşen yaşam koşulları ile birlikte alerjik hastalıkların sıklığı giderek artmaktadır. Çocuklarda astım en sık görülen kronik hastalıklardan biridir. Astımlı çocuk erken tanındığında ve uygun bir biçimde tedavi edildiğinde sağlıklı çocuklardan farksız olarak normal bir yaşam sürebilir. Ancak hastalık tanınmadığında sık tekrarlayan solunum yolu bulguları, kimi zaman hastaneye yatışı gerektiren ataklar çocuk ve aile için yorucu ve sıkıntılı bir dönemi başlatır.
Bu yüzden çocukluk çağı astımının erken tanı ve tedavisi son derece önemlidir.
Dünyada çocuk yaş grubunda astım sıklığı %7-11 arasındadır. Türkiye'de yapılan çalışmalarda çocuklarda astım sıklığı %2,2-18 arasında bulunmuştur. Böylesine yaygın ve kronik gidişli bir hastalık olan astımla baş etmenin ilk koşulu, hastalıkla ilgili bilgi sahibi olmaktır.
Astım küçük havayollarının kronik iltihabi bir hastalığıdır. Ağız ve burun yoluyla solunan hava nefes borusundan geçer. Nefes borusu akciğerlere havayı taşımak üzere sağ ve sol ana bronş olmak üzere iki dala ayrılır, bu iki ana bronş sağ ve sol akciğer içinde ağaç dalları şeklinde dallanarak bronşiolleri oluşturur; bu bronşioller sayesinde akciğerin bütün bölgelerine oksijen taşınır. Astım özellikle bronş ve bronşiollerin hastalığıdır. Viral enfeksiyonlar, sigara dumanı, ev içinde ve ev dışında bulunan ev tozu, polenler gibi çeşitli allerjenler astımlı çocuklarda havayollarını uyararak havayollarındaki kasların kasılmasına, salgı bezlerinin aşırı balgam üretmesine ve şişmesine neden olur. Bunun sonucunda hava yollarında daralma ve tıkanıklık oluşur. Eğer havayollarındaki daralma ciddiyse çocukta nefes almada zorlanma, sık nefes alıp verme, hışıltıya neden olur ve acil tedavi gerekebilir. Ancak çocuklarda astım uzayan öksürük nöbetleriyle veya sık solunum yolu enfeksiyonları ile maskelenebilir, uzun süre tanınmayabilir. Doktorlar astım için bazen spastik bronşit, reaktif hava yolu hastalığı, astmatik bronşit, kronik bronşit ya da alerjik bronşit gibi terimler de kullanmaktadır.
Astımın belirtileri nelerdir?
Astım hastalığı zaman zaman solunum güçlüğü krizleri halinde ortaya çıkar. Hasta özellikle soluk vermede güçlük çeker. Tıkanma duygusu, göğüste sıkışma, tekrarlayan öksürük ve balgam tabloya eşlik eder. Bu nöbetlerin süresi ve sıklığı hastadan hastaya farklılıklar gösterir. Astımlı hastaların solunum güçlüğü atakları ve öksürükleri geceleri ve sabaha karşı daha belirgin olur. Astım nöbetleri ilaçlarla ya da kendiliğinden büyük ölçüde geriler. Nöbet sırasında bir hırıltı ya da hışıltı çıplak kulakla hastanın yakınları, hatta kendisi tarafından bile duyulabilir. Bu sırada çocuğun solurken omuzlarının inip kalktığı, soluk alırken kaburgaların arasının içeri çöktüğü, karnın inip çıktığı ve burun kanatlarının açılıp kapandığı fark edilebilir. Hasta aşırı huzursuz ya da aşırı halsiz veya sakin olabilir, hatta bazen ağır krizlerde bilinç bozuklukları da görülebilir. Bu sırada hekim çocuğun akciğerlerini dinlerse, soluk vermenin güç ve daha uzun zamanda olduğunu fark eder; ayrıca daralmış bronşlardan geçen havanın yarattığı ıslık gibi sesleri duyar. Nöbet geçtikten sonra ise genellikle fizik muayenede hiç bir bulgu elde edilemez; hasta tamamen normaldir. Bununla birlikte sık yineleyen ataklardan sonra bronşlarda kalıcı bazı hasarlar gelişebileceği gibi nöbet dışında da bazı dinleme bulguları duyulabilir. Bazen de astım solunum güçlüğü nöbetleri olmaksızın sadece tekrarlayan öksürükle kendini belli edebilir.
-
Astımın kalıtımla ilgisi var mıdır?
Astım kalıtsaldır. Astımlı yakın akrabaları olan çocuklar astım hastalığına daha yatkındırlar. Ebeveynlerden birisinde veya kardeşlerinde astım olan çocuğun astım geliştirme riski diğerlerine göre daha yüksektir. Eğer hem anne hem babada astım varsa çocuğun astıma yakalanma riski daha da yükselir.
Çocuklardaki astımın önemli bir bölümü alerjik yapı ile ilgilidir. Alerji en basit anlamıyla, normalde sağlıklı insanlarda reaksiyon yaratmayan herhangi bir madde veya etkene karşı yatkınlığı olan kişilerin, anormal reaksiyon göstermesi olarak tanımlanabilir. Alerji geliştirmeye yatkın olan kişilere alerjik (atopik) kişiler denir. Alerjik hastalıkların başında astım ve alerjik nezle gibi solunum yolu alerjik hastalıkları, atopik dermatit (egzema), ürtiker (kurdeşen) gibi deri hastalıkları ve besin alerjileri gelir. Bu yatkınlık da kişiye ebeveynlerden geçer. Böyle bir durumda ailenin değişik bireylerinde farklı alerjik hastalıklar görülebilir. Örneğin dedede astım, bir amca çocuğunda alerjik nezle, teyzede atopik dermatit, çocukta deniz ürünleriyle ortaya çıkan kurdeşen olabilir. Ya da kişi yaşamının değişik dönemlerinde farklı alerjik reaksiyonlar gösterebilir. Bebeklikte başında güç iyileşen konaklar, ya da poposunda inatçı pişikler olan bir çocukta, bunlar zamanla iyileşirken, büyüdüğünde astım ya da alerjik nezle gibi alerjik hastalıklar ortaya çıkabilir.
Astım nöbetini başlatan nedenler nelerdir?
Astım kişiden kişiye büyük farklılıklar gösteren bir hastalıktır. Her astımlının etkilendiği, astım krizini başlatan farklı bir etken olabilir. Örneğin kimi hasta badana-boya kokusundan etkilenirken, kimisi bundan hiç rahatsızlık duymayabilir. Aynı şey değişik kokular, parfümler, gazlar, polenler, tüyler, tozlar, hatta ilaç ve besinler için de söz konusu olabilir. Ev tozu akarları çocuk astımının en sık nedenleridir. Ayrıca sigara dumanı astımlı (ve astımsız) tüm çocuklar için zararlıdır. Astımlı çocukların bir kısmı egzersiz sonrası tıkanır. Bununla birlikte astım tedavisinin ana amaçlarından biri, çocuğun yaşıtlarınınkinden farksız fiziksel etkinlikleri yapmasını sağlamaktır.
Bu yüzden astımlı çocuklarda çok büyük bir gereklilik olmadıkça hareket kısıtlaması önerilmez. Unutulmamalı ki olimpiyat takımlarında yarışan ya da profesyonel olarak spor yapan, yani yaşamını spordan kazanan pek çok astımlı sporcu vardır. Eğer çocuk ilaçlarını düzenli olarak kullanıyorsa, ya da bedensel aktiviteden önce gerekli ilacı alıyorsa rahatlıkla spor yapabilir. Alerjik olmayan astım türü ise erişkinlerde ve küçük çocuklarda (bebeklerde) daha fazla görülür. Burada astım krizini başlatan en önemli etkenler infeksiyonlar, özellikle de virüs infeksiyonlarıdır. Ruhsal değişiklikler, aşırı sevinçler, üzüntüler, ağlama ve gülme de bazı kişilerde astım nöbetini başlatabilirler.
Çocuklardaki astımın %90'ından fazlasının alerjik olduğu kabul edilir.
Allerjenler nelerdir?
Çevremizde ev içinde ve dışında bol miktarlarda bulunan, sağlıklı kişiler için önemi olmayan ancak alerjik bünyeli kişilerin bağışıklık sisteminin tanıdığı ve reaksiyon verdiği maddelere alerjen denir. Alerjenler vücutta alerjik reaksiyonlara neden olur. Alerjenler solunum, sindirim ve deri yolundan vücuda girerler. Astımda en önemli giriş kapısı solunum yoludur. Solunum yolu ile vücuda giren alerjenlerin başında ev tozu akarları gelmektedir. Gözle görülemeyecek kadar küçük olan bu böcekçikler toplumumuzda en sık astım nedeni olan alerjenlerdir. Tüm alerjik astımlı çocukların %70'inde astım nedeni olarak bu akarları görmekteyiz.
Akarlar oda ısısında ve nemli ortamda kolayca ürerler; insanların deri döküntülerini yiyerek yaşarlar. Bundan ötürü evlerde özellikle yatak odaları, halılar, toz tutan eşyalar, tüylü-yünlü oyuncaklar, yatak takımları ve giysiler bu hayvancıkların yaşaması için son derece elverişli ortamlar sağlarlar. 1000-2000 metrenin üzerindeki yüksek bölgelerde genellikle yaşayamazlar. Akarlar tüm yıl boyunca canlılıklarını sürdürdükleri için neden oldukları belirtiler de yıl boyu sürer, belli bir mevsim seçmez.
Kedi ve köpek başta olmak üzere bazı hayvanların tüyleri, bazen hamam böcekleri, çayır ve ağaç polenleri, küfler ve nadiren de bazı besinler astıma yol açabilirler.
Astım iyileşir mi ve tedavisi ne kadar sürer?
Her şeyden önce astım kronik yani yıllarca, hatta bazen yaşam boyu süren bir hastalıktır. Dolayısıyla tedavisi de yıllarca sürer. Ancak astımlı çocukların hemen hemen yarısında bluğ çağından sonra astım şikayetleri geçer. Fakat alerjik bünye hayat boyu devam eder. Çocuk büyüdükçe havayolları gelişir, havayollarındaki iltihaplanma azalır. Eğer tedavisi doğru yapılmış ve doktor önerileri uygulanmışsa çocuk astımlıların önemli bir kısmında astım bulguları bir daha hiç ortaya çıkmayabilir. Yine de ileride bu çocuklar erişkin olduklarında hava yolları hassas olduğundan zaman zaman ufak tefek hışıltıları olabilir. Astımının hangi çocukta geçici hangisinde tekrarlayıcı karakterde olduğunu şu anki bilgilerle kesin olarak ayırt etmek mümkün değildir.
Astım tanısı nasıl konur?
Çocuklarda astım tanısı şikayet ve muayene bulguları değerlendirilerek konur. Ayrıca akciğerlerin solunum kapasitesini gösteren solunum fonksiyon testleri, alerjenleri tespit etmek için deri testleri ve kan testleri, akciğer filmi ve astım ile karışabilecek diğer hastalıklardan ayırabilmek için kan testleri, boğaz ya da balgam kültürleri ve ter testi yapılır.
Astım tedavisinin amaçları nelerdir ve nasıl yapılır?
Tedavinin amacı astım ataklarının şiddetini ve sayısını azaltmak, rahat bir uyku uyumasını sağlamak, çocuğun yaşına uygun fiziksel aktivitesini sağlamak ve tüm bu süreç içerisinde çocuğun bedensel ve ruhsal gelişiminin etkilenmesini önlemektir.
Tedavide allerjik maddelerden kaçınmak, sigara dumanına maruz kalmamak önerilen ilaçları düzenli olarak almak çok önemlidir. Astımlı çocuklarda basit bir gribal enfeksiyon bile öksürük, hışıltı ve nefes darlığına yol açabilir. Bu nedenle astımlı çocuklar gripli insanlar ile yakın temastan kaçınmalı ve her yıl Eylül - Ekim aylarında grip aşısını yaptırmalıdır. Ancak grip aşısının bütün gribal enfeksiyonları engellemediğini de unutmamak gerekir.
Astım ilaçları temel olarak iki gruba ayrılır:
Kurtarıcı ilaçlar ve koruyucu ilaçlar. Kurtarıcı ilaçlar bronşları genişletirler ve sürekli kullanılmazlar. Öksürük, hışıltı ve nefes darlığı başladığında verilir. Koruyucu ilaçlar ise şikayeti olmasa bile düzenli olarak kullanılır; dozu, ne sıklıkla kullanılacağı hekim tarafından belirlenir. Bunlar kortizonlu (steroid) ya da kortizonsuz soluk yoluyla alınan "fısfıslar" ve bazı haplardır. Soluyarak alınan (inhale) ilaçlar çocuklara zararlı değildir ve alışkanlık yapmaz; ilaçlar önerilen dozlarda uzun süre kullanılabilir. Küçük çocuklarda ise bu ilaçları kullanabilmek için yardımcı araçlara gereksinim vardır.
Bazı çok özel durumlarda aşı tedavisi de yararlı olabilir, ancak bu uzun süreli tedavi yöntemi mutlaka alerji uzmanları tarafından yapılmalıdır.
Alerjenlerden korunmak için neler yapılabilir?
Ev tozu akarlarından korunmak için alınabilecek önlemler şunlardır:
-
Yatak, yorgan ve yastıkların özel kılıflar ile kaplanması.
-
Haftada bir yatak, yastık ve yorgan kılıflarının 60 derecenin üzerinde sıcak su ile yıkanması.
-
Tüylü - yünlü oyuncakların çocuktan ve evden uzaklaştırılması.
-
Halıların, koltukların emiş gücü çok kuvvetli elektrik süpürgeleri ile süpürülmesi.
-
Yatak odasındaki yünlü halıların kaldırılması.
-
Ev içindeki nemin azaltılması.
-
Akarları öldürebilen ev deterjanlarının kullanılması.
Küf alerjenlerinden korunmak için alınabilecek önlemler şunlardır:
-
Bodrum katları, pencere eşikleri, küvet delikleri, banyo kilimleri, hava temizleyiciler ve nemlendirici aletler gibi küflerin en çok ürediği yerlere özellikle dikkat edilmeli.
-
Ev içi nem azaltılmalı.
-
Küflü alanlar, buzdolabı ve aletler küf ilaçları ya da çamaşır suyu ile temizlenmeli.
-
Küflü halılar ve mobilyalar kaldırılmalı.
-
Su sızıntıları tamir edilmeli.
-
Banyo ve mutfak havalandırılmalı.
Diğer alerjenlerden korunmak için neler yapılmalı?
-
Kedi köpek alerjisi olanlar bu evcil hayvanları evden uzaklaştırmalı.
-
Polen alerjisi olanlar polen mevsimlerinde pikniklere gitmemeli, dışarı çıkacakları zaman gözlük ya da yüz maskesi takmak gibi önlemler almalı.
-
Hamam böceklerine karşı evlerdeki çatlaklar ve duvardaki delikler kapatılmalı, sızdıran musluk ve borular tamir edilmeli, yemek pişirdikten sonra hemen temizlik yapılmalı, açıkta kirli bulaşık ve yiyecek bırakılmamalı, çöp tenekeleri açık bırakılmamalı, gerekirse borik asit gibi kimyasal ilaçlar kullanılmalı.
İlaç tedavilerinin yan etkileri olabilir mi?
İlaç kullanımı ile meydana gelebilecek yan etkiler konusunda doktorunuzdan bilgi almanızda yarar vardır.
Eğer yan etkilerden şüphe ediliyorsa kandaki ilaç miktarının ölçümü gerekli olabilir.
Bronş genişleticiler:
-
Bu ilaçlar kalp hızını biraz arttırabilirler. Bazen el ve parmaklarda kısa süren titremeler olabilir.
-
Düzenli kullanıldıklarında hava yollarını daha duyarlı hale getirebilirler.
-
Bu yan etkiler tedavi kesildikten bir süre sonra ortadan kalkar.
Kromolin ve nedokromil:
Oral steroidler (tablet veya sıvı):
İnhale edilen steroidler (Solunum yolu ile alınanlar):
-
Bu ilaçlar çocukların ağızlarında bazen kolay tedavi edilebilen mantar infeksiyonlarına neden olur. Bu yüzden steroid inhalasyonundan sonra ağız mutlaka çalkalanmalıdır, çocuk çalkalayamıyorsa su içirilmelidir.
-
İnhale edilen steroidler önerilen dozun 3-4 katı alındığında oral steroidlerdeki yan etkiler görülebilir.
Teofilin:
-
Baş ağrısı, huzursuzluk, aktivite artışı, mide ağrısı ve kusma düşük dozlarda bile görülebilir.
-
Daha yüksek dozlarda, havale ve ciddi kalp düzensizlikleri meydana gelebilir.
Astımlı hastanın takibi
Astımlı çocukların takibi belli merkezlerde yapılabilmektedir. Bunun için 3 - 4 aylık aralarla çocuklar muayene edilirler. Akciğer fonksiyon testleri ve evde uygulanabilecek PEF-metre aygıtları ile hastalığın seyri izlenebilir. Eğer aile çocukta astım atağının ilk belirtilerini görüyor ya da solunum fonksiyonları bozuluyorsa hemen bronş genişletici ilaçları kullanmalı ve düzelme olmazsa izlendiği bölümün acil servisine başvurmalıdır. Bütün uzun süreli hastalıklarda olduğu gibi astımlı çocuğun takibinde de hasta (hasta ailesi) - hekim ilişkisi ve ailenin bilgilendirilmesi çok önemlidir. Bunun için düzenlenen eğitim toplantıları, çocuk yaz kampları son derecede yararlı olmaktadır
keyword: Çocuk, Çocuk Hastalığı, Çocuk Tedavisi, Çocuk Hastalıkları, bebek hastalıkları ,bebek doktorları ,eczaneler,çocuk doktorları ,hastalıklar ,bulaşıcı hastalıklar ,çocuk sağlığı ,bebeklerde bulaşıcı hastalıklar, hastahaneler,çocuk hastaneleri ,astım hastalıkları,astım doktorları,alerjik astım,çocuklarda astım,alerjik astım,bebeklerde astım tedavisi,çocuklarda astım tedavisi
|