Reklamı Kapat

 

 

BEN 10 (BEN TEN) AYAKLI YAZI TAHTASI 45,10 TL.

ben 10 ben ten yazı tahtası ben ten ürünleri ben 10 oyuncakları ben 10 satış mağazası

CAİLLOU ÇALIŞMA MASASI 48,90 TL


MASA SANDALYE SETİ

CAİLLOU Büyük Battaniye & Yastık  65,90 TL

Aşk bir hastalık mı ? Haberi

Çocuk Sağlık Haber / Aşk, yaşanabilecek en karmaşık ve iz bırakan duygu durumlarından birisidir. 

Kadınca Haber / Aşk, yaşanabilecek en karmaşık ve iz bırakan duygu durumlarından birisidir.

     

     

 

         

 

  

  


Diğer KADIN Haberler için tıklayınız

Bayramlar, doğum günleri ve yıldönümlerinden sonra modern pazarlama tekniklerinin yaşamımıza kattığı vazgeçilmez kutlamalardan biri de “Sevgililer Günü”, diğer adıyla St.Valentine Günü”. Amerikan Hastanesi Uyku Bozuklukları Kliniği Şefi Dr. Sabri Derman, romantik aşkın bir hastalık olmadığını; yakın çevremizle ilgili farkındalıklarımızın keskinleşmesinde, sosyal farkındalığımızın artmasında, varlığı ve yokluğu ruhumuzun balansını en derinden bozan öğe olan aşk hayatımızı yeniden irdelememizde çok yararlı bir rol oynadığını belirtiyor. 

Nasıl evlilik yıldönümleri beraber geçmiş ve geçmemiş zamanların yeniden değerlendirilmesine, yılbaşları daha çok iş ve sosyal yaşamımızın gözden geçirilmesine, doğum günleri yaptıklarımızla yapacaklarımız hakkındaki perspektif ayarlamalarına vesile oluyorlarsa “Sevgililer Günü” de, sevdiklerimizi ve sevemediklerimizi düşünmemize yol açıyor. Psikolojik anlamda bu özelleştirilmiş günler, bizim kendimiz ve yakın çevremizle ilgili farkındalıklarımızın keskinleşmesinde, sosyal farkındalığımızın artmasında, çiçek, çikolata, yemek, tiyatro, mum, hafif müzik, tütsü, kırmızı iç çamaşırı gibi rutinlere ilaveten, varlığı ve yokluğu ruhumuzun balansını en derinden bozan öge olan aşk hayatımızı yeniden irdelememizde çok yararlı bir rol oynuyor.

Son yıllarda dinamik görüntüleme tekniklerinin yardımıyla sadece beyin yapılarının değil, işlevlerinin de renkli resimler ve kliplerle belirlenebilmesi, iki kulağımızın arasındaki 1.350 gramlık et parçasının fiziksel olduğu kadar duygusal alanda da ne denli olağanüstü karmaşık bir yapıda olduğunu bir kere daha ortaya koyuyor.

“Aşka dair” konularda sürpriz sayılacak gelişmelerden bazıları, kadın beyninin gerçekten daha küçük olmakla beraber en az erkek beyni kadar mükemmel olduğunun bunu da gramajdan kaybettiğini “verimli çalışmayla” dengelediğinin gösterilmesi, anatomik yapı olarak, sinir hücresi yoğunlukları, sinirlerarası kimyasal ileticilerin cins ve miktarlarındaki dağılım farklılıkları ve nihayet bilgiyi alma, işleme, depolama ve geri-çağırma konularındaki işlevsel farklılıklar gösterilebilir. Kadınlarla erkeklerin beyni hem yapısal hem işlevsel olarak farklılıklar gösteriyorlar çünkü bazı farklar onların biyolojik olarak üstlendikleri görevleri daha iyi yerine getirmelerini sağlıyor.

İnsanların aşık olacakları ve/veya eş seçecekleri insan hakkında beyinlerinde taşıdıkları şablonların 2 ile 8 yaşlar arasında oluştuğu düşünülüyor. Bu özellikler sadece yakınlarında olan anne, baba, kardeş, bakıcı, akraba, öğretmen, arkadaşlar tarafından değil, sinema, TV, dergi vb. kaynaklarda rastladıkları ve etkilendikleri sanal kişilerle de belirleniyor. Beynin derinliklerinde birçok farklı alanda depolanan bu sevgili/eş resmine uygun bir kişiye rastlayınca, şimdi beyinde romantik aşk dediğimiz bir “kimyasal heyelan” ortaya çıkıyor. Basit bir tetiklenme değil bu! İlk etkileri saniyeler, dakikalar içinde (yıldırım aşkı), daha karmaşık etkileri günler, haftalar içinde beliriyor ve beynimizde - zorlama bir ayırım yaparsak bir çok farklı duygusal ve bedensel olayı harekete geçiriyor. Bunların en önemlileri, otonomik sistemimizi canlandıran dopamin ve noradrenalin salgılarının artması. Testosteron hormonunun artmasıyla artan sex dürtüsünün aksine bunlar, bedensel ve duygusal bir ödüle ulaşma konusunda beynin ve vücudun hedefe kilitlenmesini ve ona ulaşmak için biyolojik anlamda “gaza basmasını” sağlıyor. Kalp atışları hızlanıyor, ateş basmaları, terlemeler oluyor, iştah azalıyor, sevgili dışında herşey ve herkes giderek önem ve açıklık kazanıyor. Konsantrasyon saplantıya varacak düzeylere çıkıyor, uyku kaçıyor, aşık olunan dünyanın en akıllı, güzel, sevimli, iyi huylu bulunmaz hazinesi haline getirilirken bütün olumsuz özellikler beyin tarafından filtreleniyor, çarpıtılıyor ve bastırılıyor. Bu süreç içinde aşık olunana ulaşamama, sadece ulaşma dürtülerini daha da arttırmaya, yanmaya tutuşmaya sebep oluyor. Tahmin edileceği gibi, biyolojik bir sistemin yemeden içmeden uyumadan kısıp metabolizmasını ve beyin faaliyetlerini tek bir kişide yoğunlaştırması uzun süreli olamaz. Bu noktada iki olasılık var: Birincisi sevgiliye ulaşmak, birlikte olmak, birlikteliği sürdürmek ve bunun sonucu “motorun turunu düşürmek” ikincisi, ilgiyi hastalıklı bir saplantı haline getirmek, yıkıcı ve zarar verici fikirleri giderek arttırmak ve sonunda sevgiliye ve kişiye zarar verecek akıl hastalığı düzeyine vardırmak. Cinayetler, intaharlar, yakmalar, yıkmalar bu aşama ortaya çıkan çaresizliklerin olumlu yoldan çözümlenememsi halidir. Eğer sevgiliye ulaşılırsa beyinde farklı hormonlar, oksitosin ve vazopressin gibi kimyasallar, çiftin “aşkın ateşinden” çıkıp, zamanla “oda ısısında” bir sevgiye, güvene ulaşmalarına , karşılıklı saygı ve bağlılığa ulaşmış bir çift olarak çok uzun yıllar beraber olmalarını sağlıyor. Bütün bu anlattıklarım hem insanlardaki laboratuvar testleriyle, hem de hayvanlar aleminde yaşayan bazı tek eşli hayvanlarda yapılan deneysel yöntemlerle ortaya konmuş bulunuyor.

Aşk konusundaki anlaşılmazlığın temelinde, sanırım, kavram kargaşası yatıyor. Seks, şehvet, arzulama, üreme dürtüsü, sosyal statü aracı olarak seks alma ve verme, toplumsal baskınlık için elde etme, elde tutma ve elden çıkartma gibi çok farklı duygusal durumlar için “aşk” kelimesi kullanılıyor. Cuma akşamından Pazartesi sabahına “aşklar” yaşanıyor, yenisi bulunana kadar seviyeli beraberliklere giriliyor, ve bunların hiçbirisi “romantik aşkı” tarif etmiyor.

Aşkın biyolojik önemi ve temel işlevi, evrim süreci içinde ortaya çıkan ve bizi akıllı maymunların çok ötesinde yaratıklar haline dönüştüren beyin gelişmesi ile ilgili. Bence romantik aşk olmasaydı insan neslinin sürmesi mümkün olmazdı. Bizi nesli tükenmiş maymunsu/insansı diğer primatlarda ayıran en kritik evrimsel sıçrama, üreme yaşına gelmiş insanlar arasında ortaya çıkan “mucizevi” aşk duygusu ve bağlılığıdır. Atalarımızın dört ayaktan vazgeçip ayağa kalkmasının bedeli olarak doğum kanalının küçülüp uzamasına yol açan sürecin, bir yandan beynin büyüyüp özelleşmesine olanak sağlarken, tam gelişmiş büyüklükte bir beyni olan çocuğun normal yoldan doğumunun olanaksız hale gelmesi, nesil tüketecek bir sorun yarattı: Yüzbinlerce yıl öncesinin mağra koşullarında aylarca gebe, sonra aylarca-yıllarca aciz bir bebek bakmakla yükümlü olan bir annenin, kendisini ve yavrusunu koruyup besleyecek bir “partner” bulmaya ve elde tutmaya ihtiyacı var! Bu ikilinin, bizim şimdiki babalık kavramı ve bilgilerinin olmadığı bir çağda, seks, şehvet, sosyal üstünlük kanıtlama gibi katma getirileri olmadan birbirine ve yeni doğan bebeğe yıllarca (yaklaşık 3 yıl kadar) “karşılıksız” bakmaları ancak son derece güçlü ve özverili bir duygusal ilişkiyle olur. Bu ilişkiyi yönlendiren duygular ve bunları yöneten fizyolojik sistemler, tıpkı gebelik, doğum, erkenlik, menapoz gibi doğal yaşamın doğal süreçlerinden biri olan Aşk’tır. Ne hastalıktır, ne anormallik. Her insanda biraz farklı ortaya çıkan ve gelişen bir insanlık halidir. Son 8-10 senede evrimsel gerekliliğinden uzaklaşıp daha çok duygu zenginlikleriyle bezenmiş olsa da, aşk yaşanabilecek en karmaşık ve iz bırakan duygu durumlarundan birisidir. Üstelik bu haliyle aşk, üreme fizyolojisinin ve neslin sürdürülme dürtülerinin çok üstünde farklı bir düzeye çıkmıştır önbeynimizin gelişmesi sayesinde. Üstelik duygu ağırlığı üstün bu tutkular, sevenler arasındaki cinsiyet, yaş, sosyal statü, ırk, din gibi farklılıkların da üstesinden gelebilecek bir güce ulaşmıştır. Montaigne’nin dediği gibi “Her insanda insanlığın her hali vardır”, bu nedenle de insan sayısı kadar çeşitli aşk vardır, her aşk eşsizdir, kendi içinde herbirisi güzel ve saygıdeğerdir. Marifet yargıcı olmadan bu duyguyu dürüstce ve alabildiğine yaşamak, değerini bilmek ve anısına saygı gösterebilmektir. 
ÇOCUK HABER ANASAYFA

NTV-MSBC
Yayın Tarihi : 27 Haziran 2009 Cumartesi
Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?

reklamı Çocuk baba anne gelİŞİmİ son haber ben caİllou battaniye yastık doğum kontrol yeni dikkat kilo nedenleri seks cilde bakım bir kadın erotik çizgi film velileri kızdırdı suyu içen erkek doğuruyor gelişimi okulda cinsel yol mart çocuk yer Çocuğun ile ilgili soru özel olarak önemli sadece için çok ancak hapı gün sonra bile bol yoğurt diş bebeğinizin hem atan daha oluyor 2010Çocuklar neden yaş bilimsel dönemi ayına göre beslenme nasıl İşte kadar yapılan iyi mi? mu? dondurma sağlıklı babalar dikkat! Çocuklarda enstrümandır magazin renklendirin sistemi 2010 bebek cilt sahip olmak okulöncesi yiyecekler ilk vajinismus caillou zeka olur mutlu reklam gelen hamilelik türkiye küçük doğal aile önce güzellik kez seksi yaşam erken oldu sabah Çocukları siteye mükemmel zaman kadını yatak milliyet kayyu kayu tarçın arkadaşları oyuncakları Çocuğunuz saldırgan başarılı evliliğin sırrı tükürük testiyle testi gebelik gebelikte yatakta yolu gazete bebekli Çanta eğitimi hafta oyun grubu nedir olmalı kadınlar hamilelikte hastaneleri shop cocukgelisimi hakkı sitesinde sağlıkla konularda veya bilginin eden bilgiler yayınlanan belirtilen tag cloud
caillou kayyu kayu tarçın ve arkadaşları caillou ürünleri caillou oyuncakları burada
 

Çocuk Gelişimi Aile Haber

:: Bebeğinizin size ihtiyacı var
:: Çocuğunuz saldırgan mı ? 
:: Başarılı ve mutlu evliliğin sırrı
:: Emzirmenin püf noktaları
:: Çocukla kaliteli zaman geçirin 
:: Çocukları dinleyin
:: Hiperaktivitenin Nedenleri
:: Çocuklarda Normal Büyüme

Çocuk Gelişimi Sağlık Haber

:: Çocuklarda uykunun önemi
:: Bebeklerde atelektazi 
:: Tükürük testiyle doğum testi 
:: 10 soruda sağlıklı gebelik 
:: Vajinal kaşıntı neden olur.
:: Gebelikte varis oluşumu
:: Evlilikte Cinsel Sogukluk 
:: Gebelikte cinsel yaşam

Çocuk Gelişimi Kadın Haber

:: Baştan çıkaran yiyecekler
:: Vajinismus hastalarının fobisi
:: Sanal seks gelince...
:: Manikürün incelikleri...
:: Erken boşalmanın süresi ...
:: Haftada en az 2 kez seks yapın !
:: Yatakta ne kadar iyisiniz ?
:: Gebelikte kaç kilo almalıyım?

:: Kreşten önce öneriler!
:: 0-5 yaş en kritik dönem!
:: Okulda başarı taktikleri
:: İşte yeni ÖSS sistemi !
::  Öğrenciler neden başarısız? 
:: Çocuğa okulu sevdirmenin yolu
:: Okul sendromuna dikkat
:: Çocuğum okula başlıyor!

 

GAZETELER

GAZETE OKU

CAİLLOU ( KAYYU ) KAYU Eğlenceli Set-1 37,90 TL

caillou kayu kayyu çalışma seti kayu shop caillou ürünleri kayyu oyuncakları

Tarçın Bebekli Çanta


Tarçın Bebekli Çanta

CAİLLOU Küçük  Battaniye & Yastık  53,90 TL

cayu kayyu caillou kayu battaniye seti
Kırmızı ve Mavi Renklerde

Diyalog Psikolojik Ve Pedegojik Eğitim Merkezi Aile Çocuk genç Danışmanlığı  Zeka testi Çocuklarda uyum ve davranış sorunları bireysel psikolojik destekİncirli / Bakırköy  0 212 466 09 70

 

ÇOCUK GELİŞİMİ grubuna kayıt ol
E-posta:

Lütfen gelen maili onaylamayı unutmayınız